Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/5838 E. 2018/10700 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/5838
Karar No
2018/10700
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 11.01.2011 tarihinde 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine eklenen 2. fıkraya göre; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır". Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin bilinen adreste tebligat başlıklı 16/2. maddesinde "Bilinen en son adresi tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" denilmiştir. Yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelik hükümlerine göre öncelikle bildirilen adrese tebligat çıkarılacak, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde ise, bu kez muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine önce normal şekilde tebligat çıkarılacak bu tebligat da bila tebliğ iade edilmesi halinde, tebligat evrakına "mernis" şerhi düşülerek Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılacaktır. Tebligat Kanunu'nun 10/2 ve 21/2. maddelerini farklı şekilde yorumlayarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması doğru bulunmamıştır. Bu davranış Anayasa'nın 36. maddesine aykırı olur ve muhatabın savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Mahkemece, dava dilekçesi davalıya, davacının dava dilekçesinde bildirdiği ‘.....’ adresine tebliğe çıkarılmış, ancak tebligat mazbatası dosya içinde bulunamamış, bu nedenle dosya iade edilmiş, tebligat mazbatası yerel mahkemece de bulunamamış, PTT'den gelen yazı cevabına göre ise tebligat, adresin kapalı olması sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre adresin bağlı bulunduğu ... Mahallesi muhtarı imzasına teslim edilmiştir. Bu şekilde yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmadığı denetlenememiştir. Davalıya ön inceleme duruşma gününün tebliği de yine aynı adrese tebligat zarfının üzerinde "mernis" adresi de olduğu belirtilmek suretiyle tebliğe çıkarılmış, bu adreste Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre evrak, muhtara tebliğ edilmiştir. Bu durumda yapılan tebligatlar usulsüz olup, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır (HGK 17.12.2014 tarih, 2013/1372 esas, 2014/1065 karar). O halde, mahkemece yapılacak iş; davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği, cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma günün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140) taraflarca üzerinde anlaşılmayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği taktirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmişir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple kusur belirlemesi ve tazminatlara yönelik olarak BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.10.2018 (Pzt.)

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/5838, K. 2018/10700, T. 08.10.2018, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2018-5838-e-2018-10700-k-34a50c467b22