Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/8977 E. 2026/12067 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/8977
Karar No
2026/12067
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/698 E., 2023/506 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2026 tarihli ve 2023/29056 Esas, 2026/3940 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.05.2026 tarihli ve 2-2023/104786 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ Suçu gece vakti işlediği anlaşılan sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmayan davada, koşulları oluştuğu hâlde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmiş olması hususunun, başka bozma nedeni bulunmaması durumunda eleştiri konusu yapılarak hükmün ONANMASINA karar verilmesi gerekirken, gece vakti işlendiği anlaşılan hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün BOZULMASINA karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE 1.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2026 tarihli ve 2025/2-298 E., 2026/196 K. sayılı kararında "Hırsızlık suçu bakımından doğrudan ve müstakil bir suç tanımı yapmayan TCK’nın 143. maddesinin; hırsızlık suçunun gece vakti işlenmiş olmasını, hem 141. maddede düzenlenen basit hırsızlık hem de 142. maddede sayılan nitelikli hırsızlık suçları bakımından, cezayı artıran bir müşterek nitelikli hâl olduğunda şüphe bulunmamasına nazaran, aynı suç ve suç vasfı kapsamında değerlendirilip aleyhe temyiz de bulunmayan olayda başkaca bir hukuka aykırılık içermeyen hükmün eleştirilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. " şeklinde yer alan kabul gereği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanmaması dışında) doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yeterli inceleme yapılmadığına, sanığın adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş; sanığın suç tarihinde, saat 03.00 sıralarında katılana ait ikamete pencere korkuluğunu söktükten sonra camını kırarak girip geceyi evde geçirdiği ve tanık beyanı uyarınca saat 11.30 sıralarında ikamet içerisinden aldığı diz üstü bilgisayar ile olay yerinden ayrıldığı somut olayda, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, 29.03.2020 günü gece vaktinin saat 19.43'te başlayıp, 30.03.2020 günü saat 05.02'ye kadar devam ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 28.02.2024 tarihli ve 2023/2-519 Esas, 2024/105 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere; elverişli hareketlerle icrasına gece vakti başlanan suçun gündüz vakti tamamlandığının belirlenmesi durumunda atılı suçun gece vakti işlendiğinin kabulünün gerekmesi, sanığın gece vakti katılana ait ikamete girerek 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gerekçesinde de vurgulandığı üzere suçun gece vakti işlenmesinin getirdiği kolaylıktan faydalanması ve bu durumun katılan üzerinde daha da olumsuz bir etki bıraktığında kuşku bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin kabulü ile sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

III. KARAR 1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2026 tarihli ve 2023/29056 Esas, 2026/3940 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA,

3. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2023/698 Esas, 2023/506 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE

HÜKMÜN İtirazname’ye uygun olarak, gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde belirtilen eleştiri ile ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bingöl 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/8977, K. 2026/12067, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-8977-e-2026-12067-k-4ca4d2ef6f4c