Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/7380 E. 2026/10627 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/7380
- Karar No
- 2026/10627
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2816 E., 2023/417 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I) Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, ''Sanığın samimi beyanlarının göz önünde bulundurulmadan karar verildiğine ve verilen kararın eksik inceleme sonucu alındığına, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğuna'' sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''Kararın usul, yasa ve vicdana aykırı olduğuna, sanığın bilgisi ve dahili dışında tamamlanmış olan suça iştirak iradesinin bulunmasının mümkün olmadığına, diğer sanığın suçu bizzat gerçekleştirdiğine yönelik ikrarı bulunduğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, sanık ...'ya ait kimlik numarası dosya içerisinde mevcut olduğundan Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ancak; Dosyada yer alan fotoğraflara göre, suça konu elektrikli bisikletin çalındığı yer ile ilgili olarak suç vasfına yönelik belirleyici bir tespitin bulunmaması karşısında; elektrikli bisikletin kilitlenmek sureti ile muhafaza altına alınıp alınmadığı veyahut suça konu yerin bina veya bina eklentisi dâhilinde bir yer olup olmadığı şikâyetçiden açıkça sorularak, gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, suça konu elektrikli bisikletin kilitlenilerek muhafaza altına alındığı veya bahse konu yerin bina veya eklentisi dâhilinde bir yer olduğunun tespiti hâlinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinin uygulanması, aksi takdirde aynı Kanun'un 142/1-e maddesinde tanımlanan "adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında" hırsızlık suçunun oluşacağının değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye (farklı gerekçe ile) uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.