Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6384 E. 2026/11727 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6384
- Karar No
- 2026/11727
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3421 E., 2026/89 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1 maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, direnme kararında bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni gerekçeler gösterildiği ve bu itibarla mahkemenin verdiği kararın direnme kararı olmayıp bozmaya uyularak verilmiş bir karar olduğu belirlenerek yapılan inceleme de; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin,'' sanık hakkında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin 28.06.2018 tarihli raporu, tanık anlatımları ve sanığın mahkemeye sunduğu yazılı savunmasındaki ikrarı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın cezalandırılmasına yetecek kadar delil ve emare bulunması nedeniyle yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekirken sanığın beraatine karar verilmesine" ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Olay tarihi olan 2017 yılında, suç konusu olayın gerçekleşmiş olduğu hastanede narkotik ilaçların eksildiğinin duyulması üzerine tanıklardan ....'nin 10.09.2017 tarihinde, ameliyathanenin erkek lavabo kısmındayken içeriye bir kişinin geldiği ve diğer yan lavaboya girerek dikkat çekici hışırtı sesleri duymaya başladığı, bir müddet sonra ampül kırılma sesi duyunca lavabonun dışına çıkarak beklemeye başladığı, bu esnada lavaboda başka kimsenin olmadığı, dışarda beklerken aynı yerde çalışan diğer tanık ....'ye de olaya şahit olması için haber verdiği, tanıklar beklerken içerden sanığın elinde küçük bir poşetle çıkarak sigara içme bölümüne geçtiğini gördükleri, tanık ....'nin bu beyanı doğrular şekilde ifadede bulunduğu, olayın bu şekilde tanık hastane baş müdürü olan ...'.ye iletilmesi üzerine, tanığın sanık ile samimi bir şekilde görüştüğünde, sanığın dişi ağrıdığı için, nöbetçi olduğu zamanlarda bu ilaçlardan birkaç kez damar yolu ile aldığını söylediği, sanığın bu konuşmasının ertesi günü 19.09.2017 tarihinde "savunmamdır" başlıklı ve suça konu ilaçları kullandığını beyan eden dilekçeyi kendi rızası ile yazılmış ve imzalanmış bir şekilde teslim ettiğini beyan ettiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin 28.06.2018 tarihli raporunda; sanığın çekmecesinden ele geçirilen 1 adet plastik şırınganın metal uç kısmından alınan sürüntü örneğinde tespit edilen DNA bölgeleri itibarıyla sanık ...'ın DNA profili ile uyumlu olduğunun belirtilmesi karşısında, tanık anlatımları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının raporu ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş,Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca gereği için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.