Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6134 E. 2026/10818 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6134
Karar No
2026/10818
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/472 D. İş., SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Cezaların tamamen infazına KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I- İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2026 tarihli ve KYB-2026/39819 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/06/2014 tarihli ve 2014/2-180 esas, 2014/324 karar sayılı ilâmında da, "...çocuk sanıklar hakkında verilen hükümlerin infazının ana amacı çocuk haklarının korunması, çocuğun gelecekte yeniden suç işlemekten uzak kalabilmesi ve böylece toplumun da yeni suçlardan korunmasının yanı sıra, onun yeniden sosyalleşmesinin temini ile topluma kazandırılmasıdır. Çocuk sanık hakkında hükmolunan ve son çare olarak düşünülen hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı mümkündür, ancak bu ceza kısa süreli olup TCK'nun 50. maddesi uyarınca adlî para cezasına ya da seçenek tedbirlere çevrilmişse, adlî para cezasının ödenmemesi ya da seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde artık kısa süreli hapis cezasının tamamen ya da kısmen infazına karar verilemeyecektir" şeklinde belirtildiği üzere, seçenek tedbiri yerine getirmeyen ve suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde belirlenecek cezanın maddede öngörülen diğer seçenek tedbirlerinden birine çevrilmesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II- GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.06.2014 tarihli ve 2014/2-180 esas, 2014/324 karar sayılı ilâmında da, "...çocuk sanıklar hakkında verilen hükümlerin infazının ana amacı çocuk haklarının korunması, çocuğun gelecekte yeniden suç işlemekten uzak kalabilmesi ve böylece toplumun da yeni suçlardan korunmasının yanı sıra, onun yeniden sosyalleşmesinin temini ile topluma kazandırılmasıdır. Çocuk sanık hakkında hükmolunan ve son çare olarak düşünülen hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı mümkündür, ancak bu ceza kısa süreli olup 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca adlî para cezasına ya da seçenek tedbirlere çevrilmişse, adlî para cezasının ödenmemesi ya da seçenek tedbirin yerine getirilmemesi hâlinde artık kısa süreli hapis cezasının tamamen ya da kısmen infazına karar verilemeyecektir" şeklinde belirtildiği üzere, seçenek tedbiri yerine getirmeyen ve suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde belirlenecek cezanın maddede öngörülen diğer seçenek tedbirlerinden birine çevrilmesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Kars Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/472 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/6134, K. 2026/10818, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-6134-e-2026-10818-k-b6a0e03ac4ee