Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6131 E. 2026/10716 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6131
Karar No
2026/10716
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/826 E., 2024/44 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Beraat KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2026 tarihli ve KYB-2026/39554 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 25/11/2021 tarihli ve 2018/525 esas, 2021/5857 karar sayılı ilamında yer alan, “...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme ile Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 16/10/1978-2/324-350 sayılı Kararında belirtilen "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı" hususu nazara alınarak, kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararları verilen sanıklar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..." şeklindeki açıklamalar ile 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda yargılama aşamasında sanıkların aynı avukat tarafından temsil edildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar müdafii lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden her bir sanık lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücreti verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978 tarihli ve 2/324-350 sayılı kararında belirtilen "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usûlünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı" hususu nazara alınarak, kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararları verilen sanıklar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi..." şeklindeki açıklamalar ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda yargılama aşamasında sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un aynı avukat tarafından temsil edildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar müdafii lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden her bir sanık lehine ayrı ayrı maktu vekâlet ücreti verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gaziantep 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2024 tarihli ve 2021/826 Esas, 2024/44 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; hüküm fıkrasından “vekâlet ücreti verilmesine” ilişkin kısmın çıkartılarak yerine “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmolunması gereken 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafilere yapılacak ödemelere dair 2024 yılı tarifesinde müdafilik ücreti olarak tespit olunan 3.930,00 TL'nin mahsubu suretiyle belirlenen 13.970,00 TL tutarındaki maktu vekâlet ücretinin, hazineden alınarak adı geçen sanıklara eşit oranda verilmesine,” cümlesinin eklenmesine, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/6131, K. 2026/10716, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-6131-e-2026-10716-k-b9abbc56fd2c