Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/5842 E. 2026/9420 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/5842
Karar No
2026/9420
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2868 E., 2026/162 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1 maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin ''suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin somut maddi bir delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun yargılama süresince yanında.... isimli kişinin olduğunu, eve girmeye çalışan kişinin o olduğunu belirtmesine rağmen bu şahıs hakkında herhangi bir hukuki işlem yapılmadığına, ayrıca olayla herhangi bir ilgisi olmayan müvekkilinin, olayla ilgisi olabileceği düşüncesiyle çevredeki kişilerce yakalandığına, yakalandığı esnada suça sürüklenen çocuğun yapılan üst aramasında herhangi bir suç unsuruna ve müştekinin evinden çalındığı iddia edilen eşyalara rastlanmadığına, olay yeri inceleme raporuna göre vücut izi tespit edilememiş olması hususları da dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli derecede kesin ve inanıdırıcı delil elde edilmediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet hükmü açıklanırken suça sürüklenen çocuk hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmaması, verilen cezanın ertelenmemesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili hakkında verilen hükmün, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında değerlendirilmesi ve bu yönde karar verilmesi gerekirken yerel Mahkeme tarafından bu hususun değerlendirilmemiş olması sebebiyle de hükmü temyiz etme gereği doğduğuna, kararın temyizen incelenerek bozulmasına ve müvekkili hakkında beraat kararı verilmesine '' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/5842, K. 2026/9420, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-5842-e-2026-9420-k-5d55cd90d013