Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/4468 E. 2026/9207 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4468
Karar No
2026/9207
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1219 E., 2025/2006 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Dairemizin 26.02.2025 tarihli ve 2024/3300 Esas, 2025/3468 Karar sayılı bozma ilâmı ile sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen 08.11.2023 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik temyiz istemi üzerine hırsızlık suçu ile birlikte iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından da bozma kararı verildiği hâlde, bozma ilâmı sonrasında sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulmadığı anlaşılmakla zamanaşımı süresi içinde bu konuda Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi mümkün kabul edilmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, eksik incelemeyle karar verildiğine, Adli Tıp Kurumu raporunun kesinlik içermediğine, dosyadaki diğer sanığın beraat almasına rağmen, sanığın mahkûmiyetinin çelişki oluşturduğuna, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın tekerrüre esas alınan ilâmında hükümlülüğün birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmemiş ise de tekerrüre esas alınacak miktarın infaz aşamasında belirlenebilecek olması nedeniyle, belirtilen bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/4468, K. 2026/9207, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-4468-e-2026-9207-k-7c824aaa81a9