Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/2934 E. 2026/7548 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2934
Karar No
2026/7548
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/743 E., 2025/371 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Yapılan yargılama esnasında her iki suça sürüklenen çocuğun müdafiinin aynı olduğu tespit edildikten sonra, 14.01.2025 tarihli duruşmada alınan ara karar ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında ayrı bir müdafii görevlendirildiği, bu tarihten sonraki duruşmalara ayrı bir müdafiinin katıldığı, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz dilekçesinde suça sürüklenen ... hakkındaki hükmü temyiz ettiğini açıkça belirttiği, suça sürüklenen çocuk ... müdafiine gerekçeli kararın 15.12.2025 tarihinde, suça sürüklenen çocuğa 16.06.2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen hükmü temyiz etmedikleri ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin, suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine yönelik talebinin olduğu, bu sebeple temyizde hukuki menfaatinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun 11.04.2014 tarihinde gece vakti şikâyetçiye ait kamyonun kilitli kasasından tüpleri çaldığı olayda, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b , 1 43... /3. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu, 11.04.2014 suç tarihi ve 22.05.2025 karar tarihi itibari ile 5237 sayılı TCK'nun 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 10 yıl ve 15 yıl zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, zamanaşımı gerçekleşmediği halde suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesi hukuka aykırı ise de; Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 142/1-b, 143/1, 31/3. maddeleri uyarınca öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2. maddeleri gereği 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörülmesi, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.01.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olması ve bu tarihten inceleme tarihine kadar 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/2934, K. 2026/7548, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-2934-e-2026-7548-k-76c175da5a92