Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/87 E. 2025/3241 K. – Kamu Malına Zarar
Konu: Kamu Malına Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/87
- Karar No
- 2025/3241
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Malına Zarar Verme
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 27.09.2024 SAYISI : 2015/667 E., 2015/1069 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülmesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın dosyaya sunmuş olduğu 05.10.2023 tarihli dilekçesiyle temyiz ve eski hâle getirme talebinde bulunduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK’nın 42. maddesi uyarınca hükmün temyizi aşamasında ileri sürülen eski hâle getirme istemi hakkında karar verme yetkisi Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olduğundan bu konuda mahkemece verilen 27.09.2024 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği hâlde, karar tarihinde cezaevinde bulunan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca hükmün cezaevi veya tutukevi aracılığı ile verilecek dilekçe ile temyiz edilebileceğine ilişkin bir açıklık bulunmadığı, hüküm tarihinde cezaevinde bulunan sanığa gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriği okunup, anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu hâlde, cezaevi idaresince düzenlenen 25.11.2015 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa "okumak, almak" suretiyle ancak "anlatılmadan" tebliğ edildiği ve bu nedenle yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşılmakla birlikte, yapılan incelemede sanığın 17.01.2017 tarihli dilekçesi ile, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde yapılan değişiklikten bahisle uzlaşma yasasından faydalanma talebinde bulunduğu ve bu talebin mahkemenin 08.02.2017 tarihli ek kararı ile reddedildiği, dolayısı ile sanığın en geç 17.01.2017 tarihinde karardan haberdar olduğunun anlaşılması karşısında, 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 05.10.2023 tarihinde hükmü temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.