Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/15825 E. 2026/7074 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/15825
Karar No
2026/7074
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/257 E., 2025/381 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I. Katılan Vekilinin, Hükümlü ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli, 2021/8687 Esas, 2021/9907 Karar sayılı kararında diğer sanık ... hakkındaki bozmanın, hakkında verilen kararı temyiz etmeyerek hakkındaki hüküm kesinleşen hükümlü ...'ya da sirayet ettirilmesinin, katılan vekiline bozmadan sonra verilen 03.06.2025 tarihli kararı temyiz hakkı vermeyeceği ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği katılan vekilinin bu hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığa yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması, savunmasının müdafii huzurunda alınması ve karar duruşmasında müdafiinin hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, sanığın atanmış zorunlu müdafii olmaksızın savunmasının alınarak ve aynı celsede karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmakla, atanmış zorunlu müdafiinin hazır bulunduğu duruşmada sanığın yeniden savunmasının alınmasında ve karar duruşmasında müdafiinin hazır bulunmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/15825, K. 2026/7074, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-15825-e-2026-7074-k-e521d521dcd3