Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/14525 E. 2026/7605 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/14525
Karar No
2026/7605
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1228 E., 2021/3269 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik isteminin incelenmesinde Sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığından bahisle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kararın itiraz kanun yoluna tabii olduğu ve karara karşı sanık müdafiinin 05.01.2022 tarihli ayrı bir itiraz dilekçesi sunması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 26.01.2022 tarihli ve 2022/7 Değişik iş sayılı kararıyla kesin olarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın temyizi kabil olmadığından 06.01.2022 tarihli temyiz dilekçesi bakımından dosyanın Tebliğname'ye aykırı olarak incelenmeksizin mahalline İADESİNE,

II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığa duruşma gününün tebliğ edilmediğine, son sözleri sorulmadan hüküm kurulduğuna, savunma hakkının ihlâl ettiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, M.A'nın ifadelerinin çelişkili olduğuna, hırsızlık suçunun oluşmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Olay Yeri İnceleme Raporunda ''kapı ve asma kilit üzerinde alet zorlama izi tespit edilemedi'' şeklindeki belirleme karşısında sanığın,kapısını tespit edilemeyen şekilde zarar vermeden açtıktan sonra suça konu aküleri çalması şeklindeki eylemi 5237 sayılı TCK'nun 142/2-d-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu halde aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/14525, K. 2026/7605, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-14525-e-2026-7605-k-c383823fa9b8