Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7002 E. 2024/10281 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7002
- Karar No
- 2024/10281
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇTAN ZARAR GÖREN : Maliye Hazinesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören Maliye Hazinesi vekilinin bozmadan önce sunduğu 26.12.2014 tarihli dilekçesi ile davaya katılma talebinde bulunduğu, ancak mahkemece katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören Maliye Hazinesinin davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden; Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Hırsızlık suçu, mülkiyeti Maliye Hazinesine ait 2B arazisinden gerçekleştirildiğinden, uzlaşma hükümleri uygulanamayacağından Tebliğname'deki "1. No'lu" bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; bozma sonrası yapılan yargılamada Mahkemece bozma ilâmı okunduktan sonra uyulmasına karar verilip verilmediği hususunda açıkça bir karar verilmemişse de, bozma gereği yerine getirilmekle zımnen bozmaya uyulmasına karar verildiği anlaşıldığından, Tebliğname'deki "3. No'lu" bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre sanık müdafiinin temyiz itirazları ve katılan vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; "hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.