Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6995 E. 2024/10783 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6995
- Karar No
- 2024/10783
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/301 E., 2023/525 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/44191 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca tayin olunan 4 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde, 3 yıl 9 ay hapis cezası yerine, 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek, Niğde 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2023 tarihli kararının sanığın yokluğunda verildiği, sanık müdafiine ise tefhim edildiği; ancak sanık müdafii tarafından süresinde istinaf edilmediği anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında "...sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, sanığın yokluğunda verilen kararın usulüne uygun şekilde sanığa tebliğ edilmesi gerekmektedir. 3. İstinaf yoluna konu gerekçeli kararın; yargılama süresince şikâyetçi olduğunu ve 25.10.2022 tarihli celsede davaya katılma talebi olduğunu beyan eden ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan ...'a tebliğ edildiğine dair dosyada herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı, söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla inceleme konusu gerekçeli kararın adı geçene tebliğ edilmiş olması durumunda buna ilişkin tebligat parçasının dosyasına eklenmesinin gerekmesi nedeniyle kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.