Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6635 E. 2025/991 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6635
- Karar No
- 2025/991
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/276 E., 2016/730 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
I. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; Yokluğunda verilen karar tarihinde Maltepe 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceği belirtilmeden 14.04.2016 tarihinde anılan Ceza İnfaz Kurumunda yapılan tebliğ işlemi usûle aykırı olsa da dosya içeriğindeki evraktan, sanığın 12.12.2016 tarihli uzlaşma talep ettiği dilekçesinden anlaşılacağı üzere sanığın karardan haberdar olduğu, daha sonrasında sanığın 08.04.2019 ve 07.09.2020 tarihli dilekçeleri ile hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik eski hâle getirme ve temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, eski hâle getirme isteği hakkında karar verme yetkisi 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Usûlüne aykırı olarak 14.04.2016 tarihinde tebliğ edilen; ancak 12.12.2016 tarihinde (uzlaşma talep ettiği dilekçesi ile) öğrendiği hükmü 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 08.04.2019 ve 07.09.2020 tarihli dilekçeleri ile temyiz eden sanığın süresinde olmayan eski hâle getirme ve temyiz istemin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede; Karar duruşmasında Sakarya 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan ve hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan temyiz dışı sanık ...’e 21.04.2016 tarihinde adı geçen Ceza İnfaz Kurumunda tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı CMK'nın 263'üncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle” gerekçeli kararın sanık ...'e usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi hususunda Dairemizin 22.03.2022 tarihli kararıyla gönderme kararına hükmedildiği, akabinde 21.04.2016 tarihli kararın sanık ...'e 31.05.2022 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, sanık ...'in 03.06.2022 tarihli dilekçesi ile hükmü süresi içerisinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; Kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanıkların gündüz vakti ... isimli kuyumcu dükkânına alışveriş yapma bahanesiyle girerek, suça konu altın bilezikleri çalmaları şeklinde gerçekleşen eylemlere uyan suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, suç tarihi olan 22.12.2010 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kısmen Tebliğname'ye uygun olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.