Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6101 E. 2024/8259 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6101
- Karar No
- 2024/8259
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2024 tarihli ve KYB-2023/30952 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-16/07/2016 tarihinde ... isimli işyerinden katılanın cep telefonunun sanık tarafından çalındığı kabul edilen olayda, Bilgi Teknolojileri Kurumu'ndan alınan rapora göre çalınan cep telefonunun ilk olarak aynı gün saat 08:14'te Taybet Kalkan adına kayıtlı olan İshak Kalkan'ın kullandığı hatla kullanıldığı, her ne kadar tanık İshak Kalkan cep telefonunu sanıktan satın aldığını beyan etmiş ise de, telefonun çalındığı saat ile telefonun kullanıldığı saat arasındaki kısa zaman aralığının bulunması, tanıklar İshak Kalkan ve Fırat Boyacı'nın çelişkili beyanları gözetildiğinde, sanığın bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme, mala zarar verme suçlarını işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediği nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, Kabule göre de, 2-Katılanın soruşturma aşamasındaki ifadesinde saat 03:30 sıralarında uyuduğunu, sabah uyandığında dizüstü bilgisayar ve cep telefonunun olmadığını farkettiğini, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise telefonunun gece çalındığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında suçun işlendiği saatin tam olarak tespit edilememesi sebebiyle sanık hakkında gece vakti hırsızlık hükümlerinin uygulanmaması yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.16.07.2016 tarihinde ... isimli iş yerinden katılanın cep telefonunun hükümlü tarafından çalındığı kabul edilen olayda, Bilgi Teknolojileri Kurumu'ndan alınan rapora göre çalınan cep telefonunun ilk olarak aynı gün saat 08.14'te Taybet Kalkan adına kayıtlı olan İshak Kalkan'ın kullandığı hatla kullanıldığı, her ne kadar tanık İshak Kalkan cep telefonunu hükümlüden satın aldığını beyan etmiş ise de, telefonun çalındığı saat ile telefonun kullanıldığı saat arasındaki kısa zaman aralığının bulunması, tanıklar İshak Kalkan ve Fırat Boyacı'nın çelişkili beyanları, olaya ilişkin tanık beyanı, parmak izi veya kamera görüntüsü gibi bir delilin bulunmayışı, hükümlünün suçlamaları kabul etmemesi hususları gözetildiğinde, hükümlünün bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediği nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2019 tarihli ve 2019/145 Esas, 2019/318 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4 maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeni hükümlünün cezalarının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/2 maddesinin (e) bendi gereği BERAATİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, (1) numaralı kanun yararına bozma talebi sonucu verilen karar itibarıyla (2) numaralı kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.