Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6062 E. 2024/13744 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6062
- Karar No
- 2024/13744
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/1995 E., 2012/2508 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31991 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2012 tarihli kararında tekerrüre esas alınan Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2007 tarihli ve 2005/854 esas, 2007/250 sayılı kararına konu suçun işlenmiş olduğu 31/12/2004 tarihinde, kayden 26/05/1989 doğumlu olan sanığın 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince söz konusu kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, sanığın adli sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmaması karşısında, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE - KARAR Karar duruşmasında ... Nolu Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda incelemeye konu dosya kapsamında tutuklu olduğu anlaşılan sanık ...'e 01.11.2012 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi" nedeniyle yapılan tefhim işleminin usûlsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2012 tarihli kararının sanığa usûlüne uygun olarak (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa 5271 sayılı Kanun’un 263. maddesine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilmesi ile kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 01.11.2012 tarihli ve 2012/1995 Esas, 2012/2508 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.