Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4596 E. 2026/7449 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4596
Karar No
2026/7449
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2760 E., 2023/1748 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanık tarafından bildirilen tanıkların beyanlarının alınamadığına, yargılamanın devam ettiği süreç içerisinde saldın ve deprem nedeni ile kişilere ulaşmanın mümkün olamadığına, katılanın zararının giderilmesine rağmen lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, sanığın olaya dahil olmamasına rağmen hakkında ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceğinden bahisle iddia konusu suçları işlediği sabit görülerek mahkûmiyet kararı verildiğine, soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlar ile mahkemede müdafi huzurunda verilen beyanları çelişki içermemesine rağmen müdafi aracılığı ile mahkemede vermiş olduğu savunmalara itibar edilmesi gerektiğine, kararın bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulduğu anlaşılmakla, bu hususun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Adana 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4596, K. 2026/7449, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4596-e-2026-7449-k-e9f4e6a8b96b