Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4149 E. 2026/9077 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4149
Karar No
2026/9077
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/32 E., 2023/4445 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılmak suretiyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

I. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Sanık müdafiinin yüzüne verilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesi uyarınca belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 24.01.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesine gelince

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin "sanığın azımsanmayacak miktarda kalıp malzemesini taşıdığına, sanığın kullanmak maksadıyla aldığına dair hiçbir emarenin bulunmadığına, gösterilen tanıkların dinlenmediğine, sanığın savunmasında kalıp malzemelerini kendi apartmanlarının duvarının yapımında kullanacağını belirtmesine rağmen apartmanda yönetici olmaması nedeniyle duvar yapma veya tamir etme görevinin bulunmadığına, kalıp malzemelerinin böyle bir iş için kullanılacağına dair bir delilin bulunmadığına, bu sebeplerle kullanma hırsızlığı vasıflandırmasının yerinde olmadığına, sanık hakkında beraat ya da mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken oluşa uymayan şekilde düşme kararı verilmesinin usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak davanın düşmesine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4149, K. 2026/9077, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4149-e-2026-9077-k-c15db639b587