Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/397 E. 2024/11070 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/397
Karar No
2024/11070
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/142 E., 2015/31 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124785 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Erzin Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2015 tarihli kararında tekerürre esas alınan, aynı Mahkemenin 22/02/2007 tarihli ve 2005/127 esas, 2007/27 sayılı kararıyla hükmedilen 20 gün hapis cezasından çevrilme 220,00 Türk lirası adli para cezasının, sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği ve tekerrüre esas olduğu hususu nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın 5237 sayılı Kanun'un142/1-b, 143 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesi ile 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; kararın gerekçe kısmında sanık hakkında hükmedilen cezanın ertelendiğinden bahisle aynı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiğinin belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında sanığın, adli sicil kaydında yer alan aynı Mahkemenin 22/02/2007 tarihli ve 2005/127 esas, 2007/27 sayılı kararının 02/04/2007 tarihinde kesinleşmesini müteakip, incelemeye konu suçu 06/03/2008 tarihinde işlediğinden, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmasında, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE-KARAR Karar duruşmasında İskenderun (Kapatılan) M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...'ya yine cezaevinde olduğu sırada 11.02.2015 tarihinde gerekçeli kararın bizzat tebliğ edildiği; ancak cezaevinde bulunan sanığa yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin "okunup anlatılmak" suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunmasına rağmen, buna riayet edilmediği, bu işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmaması nedeniyle tebliğ işlemi usûlsüz olduğundan hükmün usûlüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Erzin Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli kararının sanığa tebliğ edilip, (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa 5271 sayılı Kanun’un 263. ve 35. maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) usûlüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, Erzin Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 22.01.2015 tarihli ve 2014/142 Esas, 2015/31 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/397, K. 2024/11070, T. 09.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-397-e-2024-11070-k-cac3b4910e44