Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3533 E. 2024/19799 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3533
Karar No
2024/19799
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4118 E., 2023/4636 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2020/1538 Esas, 2021/1994 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2021/2114 Esas, 2022/2500 Karar sayılı kararı ile "... 28/06/2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 62. maddesi ile değişik TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, sanığın istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilmesi ve savunmasının da zorunlu müdafii ile birlikte alınması gerektiği gözetilmeden, sanık ...'nın müdafii olmaksızın savunmasının alınması suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1 ve 289/1-e maddelerine muhalefet edilmesi" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi hâlinde hükmün temyizinin mümkün olacağı ve bu şekilde tarafların kanun yoluna başvurma hakkının kısıtlanmayacağı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2021/2114 Esas, 2022/2500 Karar sayılı kararı, bozma üzerine Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11..2023 tarihli ve 2022/2354 Esas, 2023/2566 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/3533, K. 2024/19799, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-3533-e-2024-19799-k-7cb7b8d94850