Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/16956 E. 2024/21990 K. – Konut Dokunulma
Konu: Konut Dokunulmazlığının İhlâli
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/16956
- Karar No
- 2024/21990
- Karar Tarihi
- Konu
- Konut Dokunulmazlığının İhlâli
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/831 E., 2023/1419 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama I) Av. ...'ün, sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın 13.12.2023 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, müdafii istemediğini beyan ettiği gibi, 5271 sayılı Kanun'un 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı hâlde, sanığa daha önce barodan atanan müdafii Av. ... tarafından gerekçeli kararın tebliği üzerine hüküm temyiz edilmiş ise de, anılan müdafiinin sanık hakkında verilen kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yukarıda belirtilen gerekçe ile Mahkemece daha önce görevlendirilen ve temyize hakkı bulunmayan Av. ...'ün temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğinc REDDİNE, II) Sanığın, hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında bozma kararından önce kurulan 06.05.2014 tarihli ilk hükümde hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi ve hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 22.11.2017 tarihli ve 2015/13138 Esas, 2017/12256 Karar sayılı ilâmıyla bozulması karşısında, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmamakla birlikte, bozma öncesindeki erteleme kararının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; ''sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/1-4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve sanık hakkında mahkemenin takdirine göre 2 yıl denetim süresi belirlenmesine'' karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.