Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/14312 E. 2024/21312 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/14312
Karar No
2024/21312
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/53 E., 2017/21 K. SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, tehdit HÜKÜMLER: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret

Sanığın 13.07.2023, 20.09.2023 ve 19.07.2024 tarihli dilekçelerindeki anlatımlarından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılmasına, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğu, sanık hakkında UYAP'tan incelenen kesinleşme şerhlerinde hükümlerin Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 29.05.2018 tarihli, 2017/5791 Esas ve 2018/8387 Karar sayılı kararıyla onandığı yazılı ise de, bahse konu ilâm incelendiğinde sanık ... yönünden bir hüküm içermediğinin anlaşıldığı, hüküm tarihinde cezaevinde bulunan sanığa yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup, anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen tebligat belgesi içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa okumak/almak suretiyle tebliğ edildiği, bu işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu anlaşılmakla; sanık tarafından yapılan 13.07.2023, 20.09.2023 ve 19.07.2024 tarihli temyiz ve eski hâle getirme taleplerinin yerinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümleri; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği yukarıda açıklanan gerekçeyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1, 116/1, 119/1-c ve 151/1. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık dava zamanaşımının, 24.12.2011 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında tehdit, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/14312, K. 2024/21312, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-14312-e-2024-21312-k-9c1f019d9be8