Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/13785 E. 2024/18588 K.
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/13785
- Karar No
- 2024/18588
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/617 E., 2019/692 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97159 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın aynı eylemi nedeniyle daha önceden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16/02/2016 tarihli ve 2015/33434 soruşturma, 2016/8256 esas sayılı iddianamesi ile açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2017 tarihli ve 2016/187 esas, 2017/185 sayılı kararı ile sanığın 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın aynı eylemi nedeniyle daha önceden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.02.2016 tarihli ve 2015/33434 Soruşturma, 2016/8256 Esas sayılı iddianamesi ile açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2017 tarihli ve 2016/187 Esas, 2017/185 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/617 Esas, 2019/692 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.