Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/13774 E. 2025/2660 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/13774
- Karar No
- 2025/2660
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/479 E., 2019/2445 K.
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97171 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225. maddesi uyarınca, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında hüküm verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, Dosya kapsamına göre, Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 20/02/2019 tarihli ve 2019/926 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı hâlde; anılan suçtan dava açılması sağlanmaksızın, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi kapsamında sanığa mala zarar verme suçundan ek savunma verilmek suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında, Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikâyete bağlı olduğu, müştekiler .... ve ...’ın 17/10/2019 tarihli oturumda sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğini beyan ettikleri, sanığın da şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında, şikâyetten vazgeçme nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. (1) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; A. GEREKÇE - KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.03.2023 tarihli ve 2022/7-265 Esas, 2023/178 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi" başlıklı 225. maddesindeki; "Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." şeklindeki düzenleme gereğince de hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Maddedeki özenle seçilen ifade biçiminden anlaşıldığı üzere, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiildir. Bir fiil nedeniyle dava açıldığının kabul edilebilmesi için o fiilin iddianamede açıkça gösterilmesi gerekir. İddianamede anlatılan ve çerçevesi çizilen fiilin dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan bir fiil nedeniyle yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna mutlak aykırılık hâllerindendir. Bu bakımdan iddianamenin ayrıntılı olması, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklanması, suçun açık ve net bir biçimde belirtilmesi zorunludur. Böylece sanık, savunma yapmadan önce iddianamede açıklanan, üzerine atılı suçun ne olduğunu ve hangi kanun maddelerinin uygulanacağını anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunma imkânı sağlanarak, savunma hakkı kısıtlanmamalıdır. Dosya kapsamına göre; Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2019 tarihli ve 2019/1275 Esas sayılı iddianamesinde, sanık hakkında mala zarar verme suçu bakımından sevk maddesi gösterilmemiş ise de, iddianame içeriğinde bu suçla ilgili de anlatıma yer verildiğinin anlaşıldığı, ayrıca sanığa ek savunma hakkı da verilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi uyarınca yazılı şekilde mala zarar verme suçundan mahkûmiyet karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2019/479 Esas, 2019/2445 Karar sayılı kararına yönelik (1) no'lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE; III. (2) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; A. GEREKÇE Sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun şikâyete tabi olduğu ve şikâyetçilerin 17.10.2019 tarihli duruşmada alınan beyanlarında, sanık hakkında şikâyetçi olmadığını belirttiklerinin anlaşılması karşısında, şikâyetten vazgeçmeye karşı duruşu bulunmayan sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı açılan davanın kovuşturmada şikâyet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2019/479 Esas, 2019/2445 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun’un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca şikâyet yokluğu nedeniyle DÜŞMESİNE, mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.