Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/12263 E. 2024/19950 K.

Konu: Kamu Malına Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/12263
Karar No
2024/19950
Karar Tarihi
Konu
Kamu Malına Zarar Verme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 18.03.2024 EK KARAR TARİHİ :10.05.2024 EK KARAR SAYISI : 2022/2708 E., 2024/1167 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ..., ... SUÇ : Kamu malına zarar verme KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarına ilişkin olarak bu suçlardan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma hakkı olmadığından bahisle verilen istinaf başvurusunun reddine dair kararına karşı aynı Kanun’un 279/1-b maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinden ve anılan hususta itiraz merciince karar verildiğinden, temyizin kapsamının mala zarar verme suçuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2018/752 Esas, 2019/567 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2019/4103 Esas, 2021/2404 Karar sayılı kararı ile duruşma açılmaksızın hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen nedenlerin aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin,10.12.2021 tarihli ve 2019/4103 Esas, 2021/2404 Karar sayılı bozma kararı ile bu bozma kararı üzerine İstanbul 55.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.06.2022 tarihli ve 2022/18 Esas, 2022/382 Karar sayılı mahkûmiyet kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu durumda temyizen incelenen kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.03.2024 tarihli ve 2022/2708 Esas, 2024/1167 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı olması gerektiği belirlenerek ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 10.05.2024 tarihli ve 2022/2708 Esas, 2024/1167 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, hükmün kurulmasına esas alınan belgelerin duruşmada okunmadığı ve taraflara tartıştırılmadığı anlaşılmakla, başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.03.2024 tarihli ve 2022/2708 Esas, 2024/1167 Karar sayılı kararının açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/12263, K. 2024/19950, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-12263-e-2024-19950-k-9d6098876577