Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/10959 E. 2024/15833 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10959
- Karar No
- 2024/15833
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/169 E., 2022/385 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/62233 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; müştekinin çalıştığı iş yerine ait servis aracı ile Ünye ilçesine giderken bir market önünde araçtan indiği esnada cep telefonunu düşürmesini müteakip, yaklaşık iki dakika sonra aynı istikametten gelen sanığın yol üzerindeki müştekiye ait telefonu görmesi üzerine, kullanımdaki araçtan inerek bahse konu telefonu alarak uzaklaştığı iddiasıyla sanık hakkında atılı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, 5237 sayılı Kanun'un 160. maddesinde yer alan, ''Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Somut olayda, sanığın aşamalarda alınan beyanlarında, dava konusu müştekiye ait cep telefonunun camının kırık olduğunu ve çalışmadığını anlaması üzerine açık adresini bilmediği cadde üzerinde camdan dışarıya attığını ifade etmesi, tanık Çetin'in de sanığın savunmasını doğrulaması karşısında, anılan Kanun'a göre bulunan eşyanın atılması durumunda malik gibi tasarrufta bulunmadan söz edilemeyeceği ve mahkemenin de eylemin sübutunu bu şekilde kabul ettiği cihetle, sanığın malik gibi tasarrufta bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, suça konu cep telefonunun İMEİ numarasından hareketle, Bilgi Teknolojileri İletişi Kurumuna yazı yazılarak söz konusu telefonun suç tarihinden sonra sanık tarafından kullanıp kullanılmadığı veya sonrasında kullanım durumu var ise, kullanan kişilere sanık tarafından satılıp satılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosya kapsamına göre; katılanın çalıştığı iş yerine ait servis aracı ile Ünye ilçesine giderken bir market önünde araçtan indiği esnada cep telefonunu düşürmesini müteakip, yaklaşık iki dakika sonra aynı istikametten gelen hükümlünün yol üzerindeki katılana ait telefonu görmesi üzerine, kullanımdaki araçtan inerek bahse konu telefonu alarak uzaklaştığı iddiasıyla hükümlü hakkında atılı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, hükümlünün mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, 5237 sayılı Kanun'un 160. maddesinde yer alan, ''Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikâyet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Somut olayda, hükümlünün aşamalarda alınan beyanlarında, dava konusu katılana ait cep telefonunun camının kırık olduğunu ve çalışmadığını anlaması üzerine açık adresini bilmediği cadde üzerinde camdan dışarıya attığını ifade etmesi, tanık Çetin'in de hükümlünün savunmasını doğrulaması karşısında, anılan Kanun'a göre bulunan eşyanın atılması durumunda malik gibi tasarrufta bulunmadan söz edilemeyeceği ve mahkemenin de eylemin sübutunu bu şekilde kabul ettiği cihetle, hükümlünün malik gibi tasarrufta bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, suça konu cep telefonunun İMEİ numarasından hareketle, Bilgi Teknolojileri İletişi Kurumuna yazı yazılarak söz konusu telefonun suç tarihinden sonra hükümlü tarafından kullanıp kullanılmadığı veya sonrasında kullanım durumu var ise, kullanan kişilere hükümlü tarafından satılıp satılmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ünye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/169 Esas, 2022/385 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.