Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/9486 E. 2024/1337 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9486
- Karar No
- 2024/1337
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/350 E., 2022/644 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hüküm fıkrasında, kararın hazır olanlar yönünden tefhim tarihinden, hüküm yokluğunda açıklananlar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde temyiz edilebileceğinin belirtildiği, hükmün sanığın SEGBİS ile yüzüne karşı sanık müdafiinin yokluğunda verildiği, sanık bakımından sanık müdafii tarafından tebliğden itibaren temyiz dilekçesi verilebileceğine ilişkin yanılgıya sebebiyet verildiğinden tebliğ ile hükmün zamanında temyiz edildiğinin kabulüyle yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen ve aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması; sanığa yüklenen mala zarar verme suçunun, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlendiği nazara alınarak; savunmanın bölünmezliği ilkesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafiinin hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son celsede hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.