Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7764 E. 2024/5283 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7764
- Karar No
- 2024/5283
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ: Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'in temyiz isteminin, aldığı cezanın hukuka aykırı olduğuna, atılı suçları işlemediğine, sanık ...'in temyiz isteminin, ceza verilirken alt sınırdan ayrılma ve 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma gerekçelerinin kararda yazılmadığına, zorunlu müdafii atanması gerektiğine, suç işlediğine dair somut delil ve gerekçe olmadığına, mahkûmiyet hükmü veren mahkemenin yetkili olmadığına, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f maddesi gereğince cezalandırılması gerektiğine, eylemle ceza arasında adil bir oran olmadığına, katılan ... vekilinin temyiz isteminin sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f-h maddesi gereğince ve ayrıca üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve katılan şirketler vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca, dosyanın gereği için İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.