Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7660 E. 2024/14888 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7660
Karar No
2024/14888
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/638 E., 2022/295 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... S. SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)UYAP'tan alınan nüfus kayıt örneğine göre Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.04.2014 tarihli, 26.06.2014 tarihinde kesinleşen, 2013/775 Esas 2014/224 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 15.01.1998 olan doğum tarihinin 15.01.2000 olarak düzeltildiği anlaşılmakla, suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde TCK 31/2. maddesi gereğince usûlüne uygun rapor da alınarak 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesinden uygulama yapılması yerine, aynı Kanun'un 31/3. maddesinden uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini, 2) Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.09.2021 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere "dosya içerisindeki yakalama ve muhafaza altına alma tutanağından anlaşılmakla; olay yerini gören kamera görüntülerinden tespit edilen şahıslar polislerce görüldüğünde suçlamaları kabul edip temyize gelmeyen suça sürüklenen çocuk Hakan'ın suça konu cep telefonunun kendisinde olduğunu beyan ederek, cebinden çıkartıp kendi rızası ile polise teslim etmiş olduğu ve şikayetçilerin de şikayetten vazgeçerek zarar talebi olmadıkları anlaşılmakla hüküm kurulurken suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi", Kabule göre de, 3) Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.09.2021 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından temyiz edilen 10.03.2016 tarihli kararda suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 31/3, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 15 ay 16 gün hapis cezasının 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine aynı Kanun’un aynı maddeleri gereğince suça sürüklenen çocuğun 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/7660, K. 2024/14888, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-7660-e-2024-14888-k-2e3b6569b157