Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7056 E. 2024/15400 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7056
- Karar No
- 2024/15400
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/451 E., 2022/123 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ve suça konu eşyaların devriye görevi ifa eden kolluk kuvvetlerince ele geçirilerek şikâyetçiye iadesinin sağlandığı anlaşıldığından, hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirilen rızaî bir iade ve tazmin bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; suça sürüklenen çocuk hakkında soruşturma aşamasında etkin pişmanlığın gerçekleştiği kabul edilerek kurulan hükümde aynı Kanun'un 168/1. maddesi uygulandığı halde indirim oranının 1/2’den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 tarihli ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, yukarıda eleştiri konusu yapılan ve suça sürüklenen çocuğun gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının suça sürüklenen çocuğun lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.