Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/5957 E. 2025/2239 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5957
- Karar No
- 2025/2239
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/51 E., 2021/508 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : 02.05.2014 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin başlık kısmında hırsızlık suçunun adı yazılmış ve konu kısmında kararın bozulması ifadesi kullanılmakla beraber temyiz nedenleri kısmında açıkça beraat kararı verilen konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları ile sınırlanarak temyiz ve bozma talebinde bulunulduğunun belirtilmiş olması karşısında önceki hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin sadece beraat hükümlerine yönelik olduğunu kabul eden mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının Tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanık sonuç ceza olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, sanık hakkında 22.03.2021 tarihli kararda hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 10 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında yazılı şekilde 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan; hüküm fıkrasından " sanığın neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, " ibaresi çıkarılarak yerine "...tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.