Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/5647 E. 2025/2238 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5647
- Karar No
- 2025/2238
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/551 E., 2021/477 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : 04.04.2014 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/11-1322 E. - 2013/421 K. sayılı ve 22.10.2013 tarihli kararında açıklandığı gibi, hükmün yalnız sanık ya da müdafii tarafından vekâlet ücretine hükmedilmediğinden bahisle temyiz edilmesi durumunda, temyiz incelemesi de yalnızca vekâlet ücreti ile sınırlı olarak yapılacağından, sanık ... müdafiinin “vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine” ilişkin talebi ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak; 1- Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli bozma ilâmı öncesi, 19.02.2015 tarihli kararda sanık ... hakkında sonuç ceza olarak 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında bozma sonrası hükmedilen 3 yıl hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Sanık ... hakkında bozma öncesinde kurulan hükümlerde Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2013 tarihli ve 2013/160 Esas, 2013/294 Karar sayılı mahkûmiyet kararının tekerrüre esas olduğu kabul edilip tekerrür hükümleri uygulanarak sanığın birinci kez mükerrirliğine karar verildiği ve aleyhe bir temyiz istemi bulunmamasına rağmen, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda kurulan hükümde sanığın aynı ilâm tekerrüre esas alınmak suretiyle ikinci kez mükerrir olduğu belirtilerek 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklarının aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan; hüküm fıkrasına "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanık ... hakkında hükmolunan 3 yıl hapis cezasının, 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" cümlesinin eklemesi suretiyle, sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasına “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanık ...'e ödenmesine” karar verilmek suretiyle, sanık ... hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden ikinci kez ibarelerinin çıkarılmak suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.