Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/4329 E. 2024/10095 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4329
- Karar No
- 2024/10095
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
1.Sanık ... hakkında hırsızlık, kamu malına zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2016/331 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1 maddesinin, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, Hakkında temyiz kanun yolu talebinde bulunulan hükmün daha önce Yargıtay denetiminden geçmediği dikkate alındığında, hükmün bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2.Sanık ... ve ... hakkında kamu malına zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 116/2, 119/1-c, 152/1-a maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 06.11.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 3.Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istemleri ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.