Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/4044 E. 2025/21137 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4044
Karar No
2025/21137
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2429 E. 2020/798 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama

I- Sanığın katılan ... ve katılan ...'e yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde Sanık hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d. maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanığın katılan ...'e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III- Sanığın katılan ...'ye yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiin temyiz talebinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek ve aynı davada yargılandığı diğer müştekiye yönelik suçlardan mahkûmiyet kararı verildiğinin anlaşılmış olması karşısında; müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suçlar açısından ayrıca vekalet ücretine hükmolunmayacağı belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiin temyiz talebinin vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere göre yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, IV- Sanığın katılan ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin sanığın hurda alım satım işi yaptığı, suçu işlediğinin kesin olmadığı, motorun sanığın aracına sığmasının mümkün olmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında soruşturma aşamasında tanık ...'a yaptırılan teşhis işleminin Polis Vazife ve Salahiyetleri Hakkında Kanun'un madde Ek-6'da belirlenen usule uygun olmadığı ve tanığa kovuşturma aşamasında suçu kabul etmeyen sanıkla yüzleştirme işleminin yaptırılamaması karşısında, sanık ile tanığın aynı oturumda hazır edilerek, mümkün ise canlı teşhis yaptırılması, eğer bu mümkün değil ise, sanığın teşhise elverişli yeteri kadar fotoğraflarının çektirilip tanığa gösterilip teşhis yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/4044, K. 2025/21137, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-4044-e-2025-21137-k-0a2c4304ee73