Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/24666 E. 2024/5907 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/24666
- Karar No
- 2024/5907
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89702 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/06/2022 tarihli ve 2022/2355 esas, 2022/13059 karar sayılı ilamında " ...5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü İbrahim Kazmacı yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe yasa değerlendirmesi yapılması ve temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması gerektiği dikkate alınmadan 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddelerine aykırı davranılması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden... BOZULMASINA... " şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691 esas, 2005/3395 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431 esas, 2005/12718 karar sayılı ilâmları nazara alındığında, Somut olayda; hükümlü ... yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe yasa değerlendirmesi yapılması ve temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek şekilde hükümlünün eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun'un 492/1, 61/1 ve 522/1. maddeleriyle, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 35 ve 145. maddeleri kapsamında olup sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2005 tarihli ek kararının hükümlünün yokluğunda verildiği, bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade geldiği ve UYAP'ta ve fiziki dosyada yapılan incelemede hükümlüye tebligat yapıldığına ilişkin evrakın olmaması nedeniyle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.