Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/24091 E. 2024/6087 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/24091
- Karar No
- 2024/6087
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise ; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, ''alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, eylemin gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin net olmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına'', sanık müdafiinin temyiz isteminin ise ''mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, şüpheden sanığın faydalanacağına, tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, savunma hakkının kısıtlandığına” ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmasının gerektiği, Bölge Adliye mahkemesince bu yönde yapılan bozma kararına ilk derece mahkemesince uyularak tensiple zorunlu müdafii atanmasına karar verilmesine karşın sanığın savunmasının alındığı celse ve karar duruşmasında müdafii hazır edilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, istem gibi BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Kelkit Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.