Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/22624 E. 2026/2844 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22624
- Karar No
- 2026/2844
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/2458 E., 2022/3726 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret, onama
I) Katılan vekilinin, sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Yokluğunda verilip 03.01.2023 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 11.02.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunan katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık müdafiinin, sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, eksik araştırma sonucunda hatalı karar verildiğine, sanığın savunma hakkının ihlâl edildiğine, katılan tarafın alacak nedeniyle haksız olarak işlem yaptığına ve sanık hakkında kurulan hükmün bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Tüm dosya içeriğine göre; suç tarihlerinde ... Yayıncılık Hiz. A.Ş'in faaliyeti kapsamında hizmet veren radyo programında yayıncılık yapan sanığın, bahsi geçen şirket ile bitişik binada faaliyet gösteren ... ve Ticaret A.Ş.'ne ait merkezde bulunan oda içerisinden çeşitli miktarda kozmetik ürünleri çaldığının iddia ve kabul edildiği somut olayda; sanığın aşamalarda, katılan taraf ile aralarında sözlü olarak Barter sözleşmesi olduğunu, kendisine reklam yapma karşılığında bahsi geçen odadaki ürünleri alma hakkı tanındığını, web sitesinde gerçekleştirilen röportajlar sırasında da bazı ünlü isimlere söz konusu ürünleri tanıtım amacıyla verdiklerini, tüm bunlardan katılan şirket sahibi ...'nin haberdar olduğunu, katılan tarafla aralarında doğan anlaşmazlık üzerine radyo programından ayrılmak istemesinden sonra yargılama konusu dava yönünden suç duyurusunda bulunulduğunu ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini savunduğu, tanık olarak ifadesine başvurulan ...'nin, reklam yapması karşılığında kayıtlar dahilinde ... ve Ticaret A.Ş'ne ait kozmetik ürünlerden alması için çalıştığı dönem içerisinde sanığa izin verildiğini belirttiği, tanıklar ... ile ...'ın aşamalarda alınan beyanları ile sanığın savunmasını doğruladıkları, dosya içerisindeki kamera görüntülerinin sanığın savunmalarının içeriği dikkate alındığında atılı suçu işlediği yönünde kesin kanaat oluşturabilecek mahiyette olmadığı ve sanığın davacı, katılan şirketin davalı olduğu 22.12.2020 tarihinde açılmış olan hukuk dava dosyası kapsamı da dikkate alındığında taraflar arasında husumet bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın hırsızlık kastı ile hareket ettiğine dair savunmasının aksine cezalandırılmasına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıtların neler olduğu karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre de; Tüm dosya içeriğine göre; "17.11.2020- 16.12.2020 arası" olan suç tarihlerinin, gerekçeli karar başlığında 12.01.2021 olarak yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için ... 19. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.