Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/21547 E. 2024/4587 K. – İş Yeri Dokunulm

Konu: İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/21547
Karar No
2024/4587
Karar Tarihi
Konu
İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli

SAYISI : 2022/2009 D. İş ŞİKÂYETÇİ : Part2b Makina Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi ŞÜPHELİ : ... SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63682 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; müşteki şirket vekili tarafından 24/09/2020 tarihinde müvekkili aleyhine yapılan haciz sırasında kendisini hukuk bürosunun genel müdürü olarak tanıtan ve alacaklı vekilinin yanında bulunan şüphelinin talepleri üzerine icra memurunun uyarısına rağmen haciz mahallini terk etmediğini ifade ederek şikayetçi olunması üzerine, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin hukuk bürosu adına iş takibi yapmak adına haciz mahallinde bulunduğu, avukatların yanında yardımcı eleman çalıştırabilecekleri, bu haliyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/1. maddesindeki "Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.", aynı Kanun'un 45/1. maddesindeki " Avukatlar ve avukatlık ortaklıkları, bürolarında yalnız avukatlık mesleği için gerekli olan yardımcı elemanları çalıştırabilirler." ve anılan Kanun'un 46. maddesindeki " Avukat, işlerini kendi sorumluluğu altındaki stajyeri veya yanında çalışan sekreteri eliyle de takip ettirebilir, fotokopi veya benzeri yollarla örnek aldırabilir. Avukatın onanmasını istemediği örnekler harca tâbi değildir. Avukat veya stajyer, vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir. Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur. Vekâletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi verilmez." şeklindeki düzenlemeler kapsamında, avukatların işlerini stajyer veya çalışan sekreterleri vasıtasıyla işlerini takip edebilecekleri, Soruşturmaya konu somut olayda, şüphelinin alınan savunmasında icra takibinde alacaklı vekili olarak bulunan Ün Hukuk bürosunun kurucu ortağı olduğu ve genel müdürü olduğu, şikayete konu tarihte büronun avukatları ile birlikte olay yerine gittiklerini özetle ifade ederek suçlamaları kabul etmemesi, Küçükmekmece 3. İcra Dairesinin 2020/1094 esas sayılı takip dosyasında 24/09/2020 tarihli haciz tutanağında yer alan alacaklı vekili olmayan ...'in mahalden çıkarılması talebi üzerine adı geçenin çıkmayacağına yönelik beyan içeriği karşısında, şüphelinin Avukatlık bürosu çalışanı olarak kaydı olup olmadığının İstanbul Barosundan sorulması, şikayete konu icra takip dosyası alacaklı vekilinin tanık olarak dinlenmesi sonucu şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, 2. Dosya kapsamına göre; şikâyetçi şirket vekili tarafından 24.09.2020 tarihinde müvekkili aleyhine yapılan haciz sırasında kendisini hukuk bürosunun genel müdürü olarak tanıtan ve alacaklı vekilinin yanında bulunan şüphelinin talepleri üzerine icra memurunun uyarısına rağmen haciz mahallini terk etmediğini ifade ederek şikâyetçi olunması üzerine, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin hukuk bürosu adına iş takibi yapmak adına haciz mahallinde bulunduğu, avukatların yanında yardımcı eleman çalıştırabilecekleri, bu hâliyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/1. maddesindeki "Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.", aynı Kanun'un 45/1. maddesindeki "Avukatlar ve avukatlık ortaklıkları, bürolarında yalnız avukatlık mesleği için gerekli olan yardımcı elemanları çalıştırabilirler." ve anılan Kanun'un 46. maddesindeki "Avukat, işlerini kendi sorumluluğu altındaki stajyeri veya yanında çalışan sekreteri eliyle de takip ettirebilir, fotokopi veya benzeri yollarla örnek aldırabilir. Avukatın onanmasını istemediği örnekler harca tâbi değildir. Avukat veya stajyer, vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir. Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur. Vekâletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi verilmez." şeklindeki düzenlemeler kapsamında, avukatların işlerini stajyer veya çalışan sekreterleri vasıtasıyla işlerini takip edebilecekleri, Soruşturmaya konu somut olayda, şüphelinin alınan savunmasında icra takibinde alacaklı vekili olarak bulunan Ün Hukuk bürosunun kurucu ortağı olduğu ve genel müdürü olduğu, şikâyete konu tarihte büronun avukatları ile birlikte olay yerine gittiklerini özetle ifade ederek suçlamaları kabul etmemesi, Küçükçekmece 3. İcra Dairesinin 2020/1094 Esas sayılı takip dosyasında 24.09.2020 tarihli haciz tutanağında yer alan alacaklı vekili olmayan şüphelinin mahalden çıkarılması talebi üzerine adı geçenin çıkmayacağına yönelik beyan içeriği karşısında, şüphelinin Avukatlık kanunu'nun 45/1. ve 46 maddeleri kapsamında çalışan olup - olmadığının araştırılması şikâyete konu icra takip dosyası alacaklı vekilinin tanık olarak dinlenmesi sonucu şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 01.09.2022 tarihli ve 2022/2009 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/21547, K. 2024/4587, T. 20.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-21547-e-2024-4587-k-7f7f159feac8