Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/21283 E. 2023/7390 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/21283
- Karar No
- 2023/7390
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
H Ü K Ü M L Ü İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/57 E., 2007/404 K. ŞİKÂYETÇİ : ... ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükümlünün yokluğunda verilen 28.11.2007 tarihli kararın, tebligat tarihinde cezaevinde bulunan hükümlüye tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup, anlatılma suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında; cezaevi idaresince hükümlü hakkında düzenlenen gerekçeli karar tebliğine ilişkin tebligat zarfı içeriğine göre tebliğ işleminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmayıp geçersiz olduğu anlaşıldığından hükümlünün öğrenme üzerine sunduğu 25.09.2020 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanun’un 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491 vd. maddelerinde yer ... suçların öğelerinin farklı olduğu nazara alınıp; somut olayda, hükümlünün 14.04.1998 tarihinde gece vakti şikâyetçinin sitede bulunan oturduğu apartmanın önündeki apartmana ayrılan ... yerinden ... marka aracının kilitli olan kapısını tornavidayla zorlayarak açıp düz kontak yaparak aracı çalması şeklindeki eyleminin, 765 sayılı Kanun'un 493/1, 522/1 (Pek fahiş), 81. maddelerinde yazılı suç ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Kanun’un 116/4. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu da oluşturma ihtimalinin bulunduğu ve hususun değerlendirilmesi zorunluluğunun bulunması, suç tarihi itibarıyla konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun uzlaşma kapsamında olduğu da gözetilerek, bu suç yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılıp, sonucuna göre de 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı nitelendirme ile hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d. maddesi kapsamında olduğunun kabul edilmesi ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun karşılaştırma sırasında dikkate alınmaması suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de; Hükümlü hakkında 765 sayılı Kanun maddeleri uyarınca uygulama yapılmasının lehe olduğu kabul edildiğinden, yeniden hüküm kurulmayıp 09.07.1999 tarihli ve 1999/36 Esas, 1999/252 Karar sayılı hükmün aynen infazına karar verilmesi gerekirken, yeniden hüküm kurulup 765 sayılı Kanun'un 81. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerine ilişkin uygulamanın değiştirilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.