Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/20911 E. 2024/816 K. – Mala Zarar Verme
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/20911
- Karar No
- 2024/816
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi- Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/237 E., 2020/922 K.- 2020/475 E., 2021/285 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ..., ..., ... KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ..., ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Mala zarar verme SUÇ TARİHLERİ : 13.01.2020- 22.02.2020 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61517 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 13/01/2020 ve 22/02/2020 tarihlerinde ... Mahallesi ... 1. Çıkmaz Sokak No:6 Kırklareli/Merkez adresinde bulunan apartmanın ortak alanında bulunan fayansları kırması şeklindeki eylemlerinden dolayı, Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/237 esas sayılı dosyasındaki suçun 13/01/2020 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 27/03/2020 tarihinde düzenlendiği, diğer taraftan Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/475 esas sayılı dosyasındaki aynı nev'iden suçun 22/02/2020 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin de 04/08/2020 tarihinde düzenlendiği anlaşılmakla; söz konusu iddianamelerin atılı suçlar işlendikten sonra düzenlenmeleri ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alındığında hukukî kesintinin gerçekleşmediği ve her iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu, dolayısıyla bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında gerçekleştiğinin kabulü ile dosyaların birleştirilmesinden sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Sanık tarafından inceleme konusu Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli kararına yönelik 10.02.2023 tarihli dilekçe ile istinaf talebinde bulunulduğu, Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli ek kararıyla istinaf talebinin süreden reddine karar verildiği, sanığın 17.02.2023 tarihli dilekçe ile ek kararı da istinaf ettiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemenin dosyayı istinaf yoluyla incelenmek amacıyla Bölge Adliye Mahkemesine göndermesinin gerekmesi nedeniyle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli hükmünün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 4. Dosya kapsamına göre, sanığın 13.01.2020 ve 22.02.2020 tarihlerinde ... Mahallesi ... 1. Çıkmaz Sokak No:6 Kırklareli/Merkez adresinde bulunan apartmanın ortak alanında bulunan fayansları kırması şeklindeki eylemlerinden dolayı, Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/237 Esas sayılı dosyasındaki suçun 13.01.2020 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 27.03.2020 tarihinde düzenlendiği, diğer taraftan Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/475 Esas sayılı dosyasındaki aynı nev'iden suçun 22.02.2020 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin de 04.08.2020 tarihinde düzenlendiği anlaşılmakla; söz konusu iddianamelerin atılı suçlar işlendikten sonra düzenlenmeleri ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alındığında hukukî kesintinin gerçekleşmediği ve her iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu, dolayısıyla bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında gerçekleştiğinin kabulü ile dosyaların birleştirilmesinden sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle kanun yararına bozmaya gelinmiş ise de; Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli kararının yukarıda belirtilen nedenle kesinleşmediği ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf yoluyla incelenmesi gerektiği, istinaf sonucu nasıl bir karar verilebileceğinin bilinmediği, bu dosyanın sonucunun inceleme konusu Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli kararını da etkileyeceği, istinaf yoluyla esastan inceleme yapılırsa kanun yararına bozmaya gelen sebebin istinaf aşamasında da dikkate alınabileceğinin anlaşılması karşısında; hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesi imkânı bulunduğu değerlendirilmekle; başka bir yol ve yöntem ile giderilmesi imkânı bulunan hukuka aykırılıkların bulunduğu kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli kararına karşı da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.