Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/19950 E. 2023/5386 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19950
Karar No
2023/5386
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/598 E., 2020/45 K. İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2019 tarihli ve 2019/2068 Esas sayılı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan katılanın motosikletini düşük bir ücretle tanımadığı birinden çalıntı olduğunu bilerek satın aldığı iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2019/598 Esas, 2020/45 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 165/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/2737 Esas, 2021/3418 Karar sayılı kararıyla müdafinin hükmü istinaf etme yetkisi olmadığı, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa usûle uygun tebliğe rağmen istinaf talebine ... vermediği ve hükmü istinaf da etmemesinden dolayı istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği, bu kararın da itiraz edilmeden usûlüne uygun olarak 13.01.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/5699 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57739 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57739 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde "(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir." şeklinde düzenleme yer almasına rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulmasında, 2. 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde yer ... suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin olarak hapis cezasının yanında adlî para cezası da öngörülmesine rağmen, yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında yalnızca hapis cezasından hüküm kurulmasında, 3. Kayden 01.01.2002 doğumlu olup, suçun işlendiği 16.11.2017 tarihinde, 15-18 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ile 5395 sayılı Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde yer ... suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin olarak hapis cezasının yanında adlî para cezası da öngörülmesine rağmen, yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında yalnızca hapis cezasından hüküm kurulması, 3. Kayden 01.01.2002 doğumlu olup, suçun işlendiği 16.11.2017 tarihinde, 15-18 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2019/598 Esas, 2020/45 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/19950, K. 2023/5386, T. 11.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-19950-e-2023-5386-k-d1aac6814ae9