Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/19313 E. 2024/20315 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19313
- Karar No
- 2024/20315
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 14.12.2022 SAYISI : 2022/207 E., 2022/3013 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz talebinin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek karar onama, onama Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/207 Esas, 2022/3013 Karar sayılı ek karar ile reddine karar verildiği, bu ek kararın sanık veya müdafii tarafından temyiz edilmediği tespit edilerek yapılan incelemede; I)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 14.12.2022 tarihli ve 2022/207 Esas, 2022/3013 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 14.12.2022 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, II)Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin suçun işlendiğini gösterir delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kayseri 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2016/279 Esas, 2019/233 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/1197 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları bakımından zorunlu müdafii tayin edilmesi gerektiği nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/1197 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmı ile bozma kararı üzerine verilen Kayseri 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/228 Esas, 2021/632 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.