Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/19140 E. 2023/8987 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19140
- Karar No
- 2023/8987
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/45 E., 2019/207 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/52502 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 09/03/2015 tarihli ve 2014/4163 esas, 2015/4855 sayılı ilamında yer alan "..."5237 sayılı TCK'nın 142/2-b maddesindeki düzenlemenin, elde veya üstte taşınan eşyanın özel beceriyle çalınmasını öngördüğü, somut olayda tanık Kadriye'nin kolluk aşamasında katılanın bıraktığı çantayı yanına koyduğunu beyan etmesi karşısında, elde veya üstte taşınan eşyanın çalınması söz konusu olmadığı anlaşılmakla, düğünün yapıldığı yerin "konutun eklentisi" niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre "konutun eklentisi" niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyacağı, konut eklentisi olmayan yerde işlendiğinin anlaşılması halinde ise aynı Kanun'un 141/1 maddesine uyan suçu oluşturacağı gözetilmeden aynı Kanun 142/2-b maddesi uyarınca uygulama yapılması, ... Bozmayı gerektirmiş, ... hükmün .... bozulmasına'' şeklindeki açıklamalar ile anılan Dairenin 02/10/2013 tarihli ve 2012/29673 esas, 2013/22522 sayılı ilamında yer alan, "Somut olayda, sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...'in, yakınanın pazar yerinde alışveriş yaptıktan sonra dinlenmek üzere oturduğu yerin yanına bıraktığı poşetin içerisinde bulunan cüzdanı aldıktan sonra elden ele dolaştırarak kaçtıklarının anlaşılması karşısında; hırsızlık eyleminin elde veya üstte taşınan eşyaya karşı gerçekleştirilmemesi nedeniyle, sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...'in eylemine uyan 5237 sayılı TCY.nın 141/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 142/2-b. maddesiyle uygulama yapılarak fazla ceza tayini, ... Bozmayı gerektirmiş... hükmün ... bozulmasına" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanığın, müştekinin park içerisindeki bankta oturduğu sırada yanına bıraktığı çantayı çalması şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu ve bu nedenle 02/12/2016 Tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve bu maddeye eklenen fıkraya göre 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesindeki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, uzlaştırma işlemi yapılmadan karar verilmesinde; 2-Kabule göre de; Sanığın, müştekinin park içerisindeki bankta oturduğu sırada yanına bıraktığı çantayı çalması şeklinde gerçekleşen eylemi, 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, aynı Kanun'un 142/2-b maddesi uyarınca cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Sanığın 09.09.2022 tarihli ve devamında verdiği dilekçelerle hakkında verilen kararı istinaf ettiği, Mahkemece istinaf isteminin reddine karar verilmediği ve dosyanın incelenmek amacıyla Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmemesi karşısında inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.