Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/16982 E. 2025/21047 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16982
- Karar No
- 2025/21047
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1579 E., 2022/2511 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; 2020 yılı Ocak ayı itibariyle sanığın kartını kaybetmesi nedeniyle iptal ettirdiği, suça konu işlemden sanığın haberinin olmadığı ve mobil bankacılık uygulaması üzerinden işlemi görerek haberdar olduğu, nitekim işlemden sonra sanığın hesabından para çıkışı gerçekleşmediği ve paranın şikâyetçiye iade edildiği, sanığın suç işleme kastının bulunmadığı, işlemin gerçekleştirildiği IP numarasının araştırılarak atılı suçu sanığın işleyip işlemediği hususunun hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Şikâyetçiye ait banka hesabından bilgisi dışında 29.01.2020 tarihinde, saat 20:35'de 1.450,00 TL ve 20:37'de 120,00 TL tutarların sanık adına kayıtlı.....Bankası hesabına aktarıldığı olayda, sanığın kartını 2020 yılının Ocak ayında kaybettiği, hesabına yapılan havaleden banka yetkilisinin araması üzerine haberdar olduğu ve parayı çekmediğini beyan ederek suçlamaları inkâr ettiği, dosya içerisindeki hesap hareketleri uyarınca suça konu meblağın sanık adına kayıtlı hesaptan çıkmadığı ve olay günü paranın hesaba geçmesinden hemen önce saat 20:32'de fiziki kart kullanılarak ATM'den para yatırma ve çekim işlemlerinin yapıldığının anlaşılması karşısında; sanığın kartını kaybettiğine yönelik savunması ile ilgili olarak olaydan önce varsa kartını kullandığı diğer tarihlerin tespiti ve sanığın suç tarihi itibariyle kullanımında olan ve bankada kayıtlı cep telefonu numaralarına ilişkin olarak baz istasyonlarını gösterir ayrıntılı HTS kayıtlarının....Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temini ile gerekmesi halinde bilirkişi raporu alınarak şikâyetçinin hesabına erişim sağladığı tespit edilen yabancı uyruklu şahıs adına kayıtlı telefon numarası ile sanık arasında irtibat bulunup bulunmadığının ve sanığın olay günü 20:32'de gerçekleşen para çekim işlemine ilişkin olarak ATM'nin bulunduğu yerden baz verip vermediğinin araştırılarak inceleme sonucuna göre deliller bir bütün hâlinde değerlendirilmek suretiyle sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Konya 8. Asliye Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.