Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/16313 E. 2025/20126 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16313
Karar No
2025/20126
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/173 E., 2022/1516 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/173 E., 2022/1516 K. sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; 1.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 30.05.2021 tarihli kararının, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan ...’na tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat evrakına rastlanılmadığından, söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla inceleme konusu gerekçeli kararın adı geçen katılana tebliğ edilmiş olması durumunda buna ilişkin tebligat parçasının dosyasına eklenmesi, aksi hâlde "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli kararın usûlüne uygun şekilde katılana tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda katılanın temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, temyiz isteminde bulunulmaması hâlinde ise mevcut hâliyle incelenmek üzere dava dosyasının yeniden Dairemize gönderilmesi,

2.Ayrıca, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 30.05.2022 tarihli ve 2022/173 Esas, 2022/1516 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın tarafların yokluğunda verildiği ve verilen kararın sanığa tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanığa da tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi sebebiyle gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi takdirde "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli kararın (öncelikle sanığın son bilinen adresine tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile, tebliğ- tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/16313, K. 2025/20126, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-16313-e-2025-20126-k-4718a7c91a14