Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/14412 E. 2023/8467 K.

Konu: Kamu Malına Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/14412
Karar No
2023/8467
Karar Tarihi
Konu
Kamu Malına Zarar Verme

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/757 D. İş SUÇ : Kamu malına zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2023 tarihli ve 2023/32713 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin ek karara karşı yapılan itiraz üzerine, mercii Bandırma Ağır Ceza Mahkemesince, kararın gerekçe kısmında süre yönünden itirazın reddine karar verildikten sonra, hüküm kısmında kararın esastan incelendiği anlamına gelecek şekilde, "Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2022 tarihli ve 2014/211 esas, 2014/244 sayılı ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu" belirtilerek itirazın reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ve hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmasında, 2- Esas yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, hükümlünün, suç tarihi itibari ile 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında olabileceğini belirterek ekinde sunduğu Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine ait rapora dayanarak yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine, Mahkemesince, hükmün 1 numaralı bendinde, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesini müteakip, 2 numaralı bendinde, suç tarihinde işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği olup olmadığının tespiti amacıyla en yakın ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesine sevkine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 311/1-e. maddesinde, "Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:...... olaylar veya ... deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa." şeklinde, 318/1-3. maddesinde, "Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir....Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın verilir." şeklinde, 320/1. maddesinde, "Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi istemini yerinde bulursa delillerin toplanması için bir naip hâkimi veya istinabe olunan mahkemeyi görevlendirebileceği gibi; kendisi de bu hususları yerine getirebilir." 321/1. maddesinde, "Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri sürülen iddialar, yeterli derecede doğrulanmaz veya 311 ... maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 314 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı hâllerde işin durumuna göre bunların önce verilmiş olan hükme hiçbir etkisi olmadığı anlaşılırsa, yargılamanın yenilenmesi istemi esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddedilir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, İnceleme konusu kararda, hükmün 1 numaralı bendinde yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildikten sonra hükmün 2 numaralı bendinde, hükümlünün suç tarihinde işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği olup olmadığının tespiti amacıyla en yakın ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesine sevkine karar verilmesinin, esasen 5271 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer bulunarak, anılan Kanun'un 320/1. maddesi uyarınca delillerin toplanması safhasına geçildiğini gösterdiği, bu safha sona erdikten sonra iddialar yeterli derecede doğrulanmaz ise aynı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilebileceği cihetle, Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesini müteakip, bir sonraki bentte, yalnızca istemin kabulü halinde mümkün olabilecek delillerin toplanması aşamasına geçilerek hükmün 1 ve 2 numaralı bentleri arasında çelişki yaratıldığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 3-Usul yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, mercii Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 01/06/2022 kararıyla, itirazın süresinde olmadığından bahisle reddine karar verilmiş ise de, söz konusu yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararın 27/04/2022 tarihinde adı geçen hükümlüye tebliğ edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 39/4. maddesinde yer ... "Son ... bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, başvuru süresinin son günü olan 04/05/2022 tarihinin resmi tatil olduğu, 2429 sayılı Ulusal ... ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanun'un 2/B-1. maddesinde yer ... “... Bayramı; Arefe günü saat 13.00'ten itibaren 3,5 gündür.” şeklindeki düzenleme uyarınca ... Bayramı Arefesi nedeniyle 01/05/2022 Pazar günü 13:00'dan itibaren 02/05/2022 Pazartesi, 03/05/2022 Salı, 04/05/2022 ... günlerinin ... Bayramı tatili olması nedeniyle resmi tatil olduğu nazara alındığında, 7 günlük kanuni itiraz süresinin son günü olan 04/05/2022 tarihin resmi tatil olan ... Bayramı'na tekabül ettiği, ... tatilinin sona erdiği 04/07/2022 tarihinin ertesi günü olan ilk iş gününde 05/05/2022 tarihinde itirazın süresinde yapıldığı anlaşılmakla, itirazın esastan incelendikten sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, süre yönünden reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli kararının sanığın yüzüne karşı verildiği, karar tarihinde Bartın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tefhimin usûlsüz olduğu ve yüze karşı verilen bu kararın kanun yolu bildiriminde " ( ...tebliğden...) itibaren denmesine rağmen kararın tebliğ edilmediği tespit edilmiştir. 3. Katılan sıfatını alabilecek şekilde atılı suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Adalet Bakanlığı’nın 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, Adalet Bakanlığı’na kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı, bu nedenle sanık hakkında açılan davadan usûlüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında, yasa yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluğunda karar verilen şikâyetçi kuruma hükmün tebliğ edilmesinin gerekmesi nedeniyle Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli kararının kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli kararının henüz kesinleşmeyip temyiz yasa yoluna tabi olması nedeniyle inceleme konusu kararın da yok hükmünde olduğu ve olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/14412, K. 2023/8467, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-14412-e-2023-8467-k-233138679fa8