Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/14347 E. 2024/4025 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/14347
Karar No
2024/4025
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2691 E., 2019/644 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/2691 Esas, 2019/644 Karar sayılı kararının sanığa 20.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın temyiz istemine dair 06.03.2023 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar verilmiş ise de, sanığın tebliğ tarihinde Maltepe Açık Ceza infaz Kurumunda bulunduğu ve öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu anlaşılmakla; temyiz isteminin reddine ilişkin 06.03.2023 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin atılı suç ile ilgisinin bulunmadığına, inceleme dışı diğer sanığın da savunmasının bu yönde olduğuna, savunmasının müdafi olmadan alındığına ve katılanların zararını karşılayıp uzlaşma hükümlerinden yararlanmak istediğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik -ancak aynı Kanun'un 289. maddesinin birinci fıkrası ve birinci fıkrasının (h) bendindeki düzenlemeler ile hukuka kesin aykırılık hallerinin var sayıldığı durumlarda temyiz dilekçesi veya beyanında bu husus gösterilmiş olmasa dahi Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.05.2020 tarihli ve 2019/20-358 Esas, 2020/197 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği gibi hiçbir temyiz nedeni içermediği tespit edilen bir temyiz başvurusu bakımından 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde yer alan hukuka kesin aykırılık hallerinin kendiliğinden gözetilemeyeceği, ancak bir temyiz nedeninin varlığı hâlinde mutlak hukuka aykırılık hâlleri kapsamında temyiz incelemesi yapılabileceğinden hukuka kesin aykırılık sebebiyle hükmün bozulacağı hususu da nazara alınarak- yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının müdafi huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/14347, K. 2024/4025, T. 11.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-14347-e-2024-4025-k-0d60afdfdee9