Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13838 E. 2025/19122 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13838
- Karar No
- 2025/19122
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/665 E., 2022/853 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması, onama
I-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin reddine dair ek karara yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; sanıkların müdafilerinin temyiz istemlerinin reddine dair 24.03.2022 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz istemlerinin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan istinaf başvurularının esastan reddine dair hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ile Sanık ...'nin müdafiinin temyiz isteminin "cezalandırmaya yeter, kesin, şüpheden uzak delil bulunmadığına, sanıkların atılı suçu işlemediğine, çelişkili beyanlar ile hüküm kurulduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğine, zarar miktarının kesin olarak tespit edilmediğine, tek eylemden dolayı iki kez cezaya hükmedildiğine, suçun unsurlarının bulunmadığına, fazla cezalara hükmedildiğine" yönelik olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "cezalandırmaya yeter, kesin, şüpheden uzak delil bulunmadığına, etkin pişmanlıktan yararlandırılması için sanığa fırsat tanınmadığına, tek bir eylemden dolayı iki kez cezalandırma yoluna gidildiğine, hukuka aykırı yoldan elde edilen delile dayanılarak hüküm kurulduğuna, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, fazla cezaya hükmedildiğine" ilişkin olduğu; katılanlar vekilinin temyiz isteminin ise, "eksik cezaya hükmedildiğine, iki katılan olduğundan iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine " dair olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, tayin olunan ceza süresi itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık ... hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık ...'nin, tekerrüre esas alınan İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2010 tarihli, 2010/66 Esas ve 2010/557 Karar sayılı ilâmında hükümlülüğün birden fazla yağma suçundan verilen cezalardan oluşması karşısında, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmemiş ise de tekerrüre esas alınacak miktarın infaz aşamasında belirlenebilecek olması nedeniyle, belirtilen bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümler hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN İSTEM GİBİ ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sivas 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.