Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13531 E. 2025/15055 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13531
- Karar No
- 2025/15055
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/814 E., 2022/265 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi beraat kararı kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, katılan ... ile sanık ve ailesi arasında tarla kiralama konusundan anlaşmazlık ve husumet olduğuna, katılanın evi bilen bir şahsın hırsızlık yaptığı iddiasına karşılık suça konu eşyaların bulunduğu evin dağınık olduğuna, katılanın kasanın yedek anahtarını kasadan neden çıkardığına dair mantıklı bir açıklama yapmadığına, evde bulunan ayakkabı izlerinin sanığın kullandığı ayakkabılarla örtüşmediğine, sanığın ev içerisinden parmak izi veya biyolojik örneğinin çıkmadığına, sanık ve ailesinin olaydan önce katılan ...’ün takılarını övmesinin atılı suç için delil oluşturmayacağına, tanık beyanlarının yanlış ve abartılı olduğuna, sanığın sattığı iddia edilen alkollü içecekleri ablası ve halası vasıtasıyla aldığına, katılan ...’ün suç tarihinden önce de başka şahıslar için hırsızlık iddiasında bulunduğuna, sanığın kuyumcuda bozdurduğu altınların, sanığın vefat eden dedesi tarafından sanığa verildiğine, sanık olaydan önce katılan ...’yla birlikte katılanın evine girip çıktığından, kendisinden şüphelenilebileceği düşüncesiyle internet üzerinden basit bir araştırma yaptığına ve sanığın soyut delillerle cezalandırıldığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Aşamalardaki tüm beyanlarında suçlamayı kabul etmeyen ve atılı hırsızlık suçunun işlenmesine katıldığı yolunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, mahkûmiyetine yeterli delil elde edilemeyen sanığın, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilmek suretiyle, beraati yerine, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.